31.05.2012
Eoldynn etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Eoldynn etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
31 Mayıs 2012 Perşembe
6 Eylül 2011 Salı
Eoldynn Hakkında
2010 yılında üzerinde çalışmalara başladığım Eoldynn Diyarı'nı askıya almak mecburiyetindeyim. Şu ana kadar diyar hakkında dört bölüm ve Eoldynn haritası yayınlandı. Bölümlerde bazı eksiklikler olduğu görüşündeyim. Bu eksikliklere örnek verecek olursak, Asiller'in yaratılışının ayrıntısız oluşu, Büyük Felaket üzerinde fazla durulmaması gibi.
Aynı zamanda askıya alınma sebeplerinden birisi de mevcut haritanın haricinde, kıtanın arkasında kalan başka bir kıtanın daha harita projesi var. Ayrıca, elf, ork gibi klasik fantastik ırkların dışında kendi tasarladığım ırklar olacak. Elflerin olmaması cücelerin de olmadığı anlamına gelmez tabii. Belki elfler de olabilir, her şeyi zaman gösterecek.
Irkların, diyara yayılış ve dağılış süreçleri, dağılış nedenleri; ataları ve soyları; gittikleri bölgenin coğrafi yapısı, iklimi, bitki örtüsü; halkların kültürleri, günlük yaşamları, uğraşıları aynı zamanda bilim ve teknolojinin takibi gibi birçok bilgi ile birlikte evrende genişleyecek. Bir de Eol takvimi ve kronoloji ile gerçekleşmiş önemli olayların yer aldığı bir plan daha oluşturulmalı. Takvim örneği şu şekilde olabilir:
Eol Zamanı(E.Z.) 0: Eoldynn yaratılma sürecine girer ve Eol Zamanı başlar.
Eol Zamanı(E.Z.) 122: Yer sarsıntıları ırk tohumları üzerinde büyük hasarlara yol açar.
...
Özet şu: Eoldynn adeta farklı bir boyut olacak. Yepyeni bir evren ve üzerinde yaşayan minik canlı formları.
Şimdilik askıya aldığım fakat kesinlikle yarım bırakamayacağım bir destan.
Ek: Eoldynn Haritası
26 Haziran 2011 Pazar
Eoldynn: 4. Su Hanımı Berenidhe
Başlangıçta üç element vardı: Toprak, hava ve ateş. Fakat daha sonra tabi unsurlar sebebiyle dördüncü element ortaya çıktı. Bu dördüncü elemente, hayat sıvısına, su dendi.
Su, sürekli dinamik bir yapı içerisindeydi. Ulaşabildiği her noktaya gider, girebildiği her çukuru doldururdu. O kadar büyük bir kütleydi ki Eol’ün altına dahi yayılmıştı. Öyle ki, Üç Muhafız Divanı’ndan sonra oluşan göller ve nehirler bu maddeyle dolmuştur. Sıvının her zerreciği öyle güzel motiflenmişti ki, aslında renksiz olmasına karşın gökyüzü altında mavi renk alabiliyordu.
Eol üzerinde hayata başlamayı uman her canlı tohumunun bu hayat sıvısına ihtiyacı vardı. Sıvının sürekli bir hareket halinde oluşu, canlılığın başlaması için çeşitli zorluklar oluşturuyordu. Diyardaki dört ana elementten üçünün koruyucusu vardı ama su elementine sahip çıkan bir varlık yoktu. Bu eksikliği doldurmak için Asiller bir araya gelerek düşünceleri Tanrı’ya sundular O’nun büyük konağında. Tanrı onlara hak verdi. Çünkü hayat sıvısının, işlevini gerçekleştirebilmesi için denetim altında olması gerekiyordu. Fakat bu denetimi nasıl bir varlığın yapacağı henüz belirlenmemişti.
21 Mayıs 2011 Cumartesi
Eoldynn: 3. Simurgların Doğuşu

Büyük Felaket’ten sonra Asiller, tüm Eoldynn diyarını kontrol etmeyi göze alamadılar. Tanrı’nın onlara emanet ettiği koca diyarın neredeyse yarısı, ileride su adını verecekleri büyük sıvının altında kalmıştı. Bu durum, Asiller’in özgüvenlerini kırdı ve büyük bir hüzne sürüklenmelerine sebep oldu. Tanrı’nın gözünde küçüldüklerini de biliyorlardı. Ayrıca bu durum Tanrı’ya, onlara duyduğu aşırı güvenin gereksiz, aynı zamanda zararlı olabileceğini net bir şekilde göstermiş oldu.
Uzun günler boyunca gururlarından yoksun, Eoldynn üzerinde avare bir hâlde yürüdüler. Bir daha böyle bir uçuruma düşmemek ve varlığını sürdürebilen ırkların güvenliğinin sağlanması için gerekli tedbirlerin alınmasına kanaat getirdiler. Bu süre zarfında Tanrı, onlarla hiçbir muhataba girmedi. Fakat Asiller, Tanrı’ya duydukları sadakatten hiçbir zaman kopmadılar. Tam tersi bir duygu ile ona daha çok yakınlaşmak ve onu yarattığı dünya üzerinde mutlu edebilmek için katbekat fazla çalışmaya başladılar.
18 Mayıs 2011 Çarşamba
16 Nisan 2011 Cumartesi
Eoldynn: 2. Asiller'in Zamanı ve Büyük Felaket
Tanrı Ned, yavaşça Eoldynn’i kaderine terk ederken yerini doldurmaları için Asilleri’ni yarattı. Hava katmanının sonsuz güzellikte, sevecen bir bekçisi vardı. Adı Yidhe idi. Toprak katmanının efsunlu ve huzur dolu şarkılar mırıldanan Radhe isimli bir bekçisi vardı. Ateş katmanının ise Kradhe adında oldukça güçlü bir o kadar da gururlu bir bekçisi vardı.
Eoldynn’de geçen yıllar boyunca hava sakindi, toprak durgundu. Fakat yerin altında bir felaket çığ gibi birikiyordu. Ateş katmanı her geçen gün daha çok köpürüyordu. Ta ki, Büyük Felaket kapıya dayanana kadar. Biriken öfke dayanılmaz boyutlara ulaştığı zaman Kradhe derinlerde ki titreşimleri hissetti ve yatıştırmaya çalıştı. Ama o uğraşa dursun, ateş katmanı biriken öfkesini yeryüzüne kusmaya başlamıştı. Kâbus öyle bir büyüdü ki Kradhe, Radhe’nin yardımına muhtaç kaldı. Radhe, kuzey ve güney topraklarının üzerinde belirlediği iki bölgeyi yükseltti ve zirvelerini oydu. Böylelikle bu zirveler Eoldynn’in ilk yanardağları oldu, kuzeydeki yanardağa Carbared, güneydekine Ontoran dendi. Ateş, artık yer altında dayanamayarak, açılan devasa deliklerden fışkırmaya başladı. Artık Kradhe’nin elinden bir şey gelmiyordu. Tek yapabildiği susup ona emanet edilen katmanın gazabını hissetmek ve tatmaktı. İki dev oluktan fışkıran her ateş zerresi toprağı küle çeviriyordu. Her zerrecikte Radhe hüzünleniyordu. Haklı bir şekilde hüzünleniyordu çünkü Tanrı’nın Eoldynn’e bahşettiği yaşam formları zarar görüyordu. Şimdiden bazı türler yok olmaya yüz tutmuştu bile.
Her zaman huzur dolu şarkılar söyleyen Radhe, üzüntüsünden hüzünlü şarkılar mırıldanmaya başladığı an Yidhe onu duydu. Hava tapınağından Eoldynn’in yardımına koştu. Tanrı’nın Asilleri güçlerini birleştirerek uzun geçen günler sonunda felaketi durdurabilmişlerdi. Felaket durmasına durmuştu ama hayal edilen yeryüzünün büyüsü bozuldu. Büyük Felaket ile birlikte karaların yerleri oynadı. Büyük kara kütlesi, kuzeyde ve güneydeki yanardağların ortasından bir şerit misali kırıldı ve ayrıldı. Bu felaket, Eoldynn’in gördüğü en büyük felaketti ama kesinlikle son değildi.
1 Nisan 2011 Cuma
Eoldynn: 1. Eoldynn ve Zamanın Başlangıcı
Hiçliğin ortasında var olan Tanrı Ned, atomlar henüz oluşmuşken ve kararsızken onları harekete geçirdi ve yeni dünya Eoldynn’i oluşturmaya başladı. Eoldynn, zamanın başlarında bir bulutsudan ibaretti. Amaçsızdı ve güçsüzdü. Fakat Ned, ilk ezgiyi mırıldandı boşluğa ve hiçliğin ortasındaki bulutsu şekil almaya başladı. Bulutsunun merkezinde parlak ateş çekirdeği oluşmaya başladı. Hemen çevresinde dönen ve çekirdeği saran toprak meydana geldi. Toprağı da sarmalayan bir katman daha belirdi, Eoldynn’i hiçlikten koruyan gaz bulutu. Böylece yeni dünya ilk hâline büründü. Bu başlangıçtı. Eoldynn’in yeşermesi için bir takım dönüşüme daha ihtiyacı vardı. Bu ihtiyaç, tek olan Ned tarafından ikinci ezgi ile hayat buldu. Yeni dünyanın yüzeyine yaşamın tohumları serpildi.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)



